Yedi mevsim yaşadık birlikte. Yedi renkli gökkuşağı gibi mavisi kırmızısı yeşili her anımız farklı bir renkti. Şimdi renksizim sen yoksun diye belkide. Aynalara bakamıyorum gördüğünde üzüldüğün bu silüeti görmeye dayanamıyorum. Her şarkıda seni buluyorum şimdi her sözde her şiirde. Şiir yazmıyorum artık, pek hoşlanmazdın şiirden benim yazdıklarımı severdin ama okuyamazdım hani sana hatırladınmı ? Bir kış sabahı geldin bana ve kasımın sonbaharında çekip gittin. Işıkla geldin alacakaranlıkta yittin gittin... Yenikapı iskelesi heycanlandırmıyor artık beni. Gelmeyeceksin o limandan artık, gelsende haberim olmayacakki. Senle uyanıyorum her sabah rüyalarım bölünüyor, hemen gözüm telefona takılır arasaydın ne ala... Hir bir dert hiç bir sıkıntı yokluğunun yerini almaya yetmiyor. 20 aylık büyük aşkım mazi oldu artık mazii. Sabahları geç kalkıyorum gece erken yatıp uyuyarak geçiriyorum zamanı, geri kalanı zaten seni düşünmekle geçiyor. Yaralarım zaten ne yaptığını bilmediğim zamanlar kanıyor ve keşfini yapamadığın bir sürü güzel şeyi bilmek bana ızdırap gibi geliyor...

17 kasım 2009 salı 13:05

Etiketler : aşk,duygusal

3 nokta

27/4/2008

İsyan etmiyorum hayat bu işte.Durmadan sınıyor bizleri.Daha ne kadar akıtabilir gözyaşlarımı bilmiyorum...Gözden akanları fazla umursamıyorumda, gönlümden akan şu kanlar damarlarımda dolaşanmı ?Nasıl sevilir, nedir sevmek, diye soruyorsan bana hayat; yazdığım bu satırları yırtıp at. Şu gecenin ardından açan güneş bana hangi yolu gösterecek sabrediyorum, bugün kararan gönlüm yarın açan güneşle aydınlanacak...Belkide yağmur yağacak yağsın varsın nasıl olsa güneş açacak...Bir insana bağlanmak onu sevmek ona aşık olmak onunla hiç yapmadığın şeyleri yapmayı arzulamak bunların olacağı anlamına gelmiyor, çünkü bağlandınız anda gördüğünüz bir rüyadır... Bir uyanırsanız fazlasıyla hüsran.Karşındakide bu rüyayı görmeliki görülen düş gerçek olabilmeli.Yalnız kalmak o kadar zor birşey değil, kaldığında ise kişiye acı verir...Koca denizde bir teknede kaybolunca başlar yalnızlık ve çıkan fırtınayla uyanırsın başlamadan biten rüyadan... Ama nefret edemez hiçbir denizci denizinden hoşkarşılar fırtınayı... Yine gözlerini yumar ve rüyasını görür denizci. Ya benim rüyam hangisi...En ufak sorunlarda hatayı kendimde aradım yanlışmı yaptım.Birine değil hepsine değer verdim ama biri varki içlerinde çok değerli... Peki onun bana verdiği değer hangisi kimse bilemez... Belkide en değersiz  halimle sevdi beni... Birazda o değer katabilirdi. Ama yapamadı. O benim herşeyimken o beni hiçbirşeyi saydı.

Etiketler : aşk,duygusal

Bu Bir Veda

2/2/2008

Çağırdılar birgün beni kafların ardınkaki bir diyardan...
Sordular sevmeyi bilirmisin diye..
Tereddüt bile edemedim...
Yanıtta vermedim...
Atladım atıma başladım  yol almaya...
Kah orda , kah şurda dolandım durdum...
Sonunda yolun sonunu buldum..
Issız bir vadiydi yol sonu...
Ağlayan çiçekler...
Çığlık atan bir çağlayan...
Feryat figan kuşlar...
Dert yanan ağaçlar...
Bir suya , bir yola baktım...
Suda hayalini yolda kendimi buldum...
Sonra bir boran...
Su bulandı hayalin gizlendi...
Yoldan izim silindi...
Hem seni hem yolumu kaybettim...
Gözler görmez gönül işitmez...
Sağımda efsunlu bir rüya...
Solumda sır dolu afili bir şişe...
Rüyada sen...
Şişede anlatılan son bir öpücük...
Yalan olmayan meçhul bir veda...


.

Etiketler : aşk,duygusal

Pasif Esmer

29/1/2008

Her masal bir varmış bir yokmuş,
Her aşk önce var sonra yok olurmuş,
Hayat bir dedikodu olmuş,
Her birey farklı kıskançlık içinde,
Her şovalye bir taruz...
Her zengin daha fazla nakit peşinde,

Gece bile gündüzünde,
Yarınlar geleceklerin, gelmişlerde geçmişine esir,
Hainlik yapmak en kısa yoldan ardına bakmadan kaçmak,
Ayrılık en kolay yolu bulmak,
Kalbinin labirentlerinde yolunu bulamamak,
Ben pasif esmer sen asil prenses,
Atılan her taş kalbimde bir telaş,
Cesaret dediğin düşünceden öte bir eylem,
Eylem duygu isteyen arzulu yaren,

İstanbul geveze olduğu kadar sağır,
Anlatırda dinlemez...
Rengi olmuş ala bula...
Bende sana ait bir haz,
Sen kar peşinde koşan cani,
Bir caniyimi sevdim ben yani,

Hayat bir mektep,
Tut elimden gidelim ders almak oldu hayli garip ve net,
Olamadım bedenine müptela,
Tutkunluğum yalnızca duygularıma,
Sen arada kalmış platonik bir entrika...

Etiketler : aşk,duygusal

Seviyormuş

12/1/2008


seviyordum...Ona karşı olan hislerim gün geçtikçe artıyordu...Farklı duygular besliyordum içimde ona karşı...Henüz adını koyamadığım bir duyguydu bu... Öylesine bir sevgiydi en başta...Nerden bile bilirdimki böylesi bir tutkuyla ona bağlanacağımı...Daha birbirimizi yeni yeni tanımaya başlamıştık,o kendinden bahseder ben kendimden bahsederdim...Ona onu sevdiğimi henüz söyleyememiştim...Bunun için biraz zamana ihtiyacım var gibiydi...Bu zamanı iyi değerlendirmeyi planlıyordum kendimce...Belkide yanlış yönde ilerliyordum ona duygularımdan hiç bahsetmemek en doğru karar olabilirdi...Kendi içimde yaşamalıydım yavaş yavaş aşka dönüşen duygularımı...Bir ben olmalıydım bu duyguları bilen...Farkına varamadığım sinsice gizlenen korkularımmı söylüyordu yoksa ona aşktan sözetmemem gerektiğini...Ama ben gücümün farkındaydım istediğimde beynimin içinde fırtınalar koparabiliyordum...Korkularıma karşı farklı bir gözle bakıyordum artık...Korkmuyordum aksine onunla duygularımı paylaşmak istiyordum...Korkularıma karşı aldığım bu zafer beni kendime getirmiş olmalıki,ilk görüştüğümüzde anlatacaktım ne var ne yoksa...Büyük gün gelmişti karşımda duruyordu öylece hiçbirşeyden haberi yoktu henüz...Gözlerimi kapadım ve ona seslendim huzur veren gözleriyle gözlerime  baktı bir an ve anlattım içimden geçenleri ona,ben anlattıkça gözlerinin içi gülüyordu...Onun çok mutlu olduğunu hissede biliyordum gözleri ele veriyordu onu...Bana döndü ve evet bende seni seviyorum sana karşı bende bu duyguları hissediyordum dedi büyük bir ciddiyetle...Sonra çekip gitti...mutluluktan havalara uçuyordum,ayaklarım yerden kesilmişti...Artık biz sevgiliydik...Onunla pek sık görüşemiyorduk,ama artık sevgiliydik onun hep yanımda olmasını istiyordum,böyle birşey mümkün deildi elbette benimkide bir istekdi zaten! her istenilen olmuyor hayatta malesef,onun heran benim yanımda olmadığı gibi...Günlerimiz böyle geçiyordu haftada 2-3 kez görüşebiliyorduk ancak...Görüştüğümüzdede pek farklı şeyler yapmıyorduk zaten ya konuşuyorduk yada beraber nefes alıyorduk  anlamsızca,yaşadıklarımız bundan ibaretti...Artık benden hoşlanmadığı beni eskisi gibi sevmediği hissine kapılıyordum...Okullar açılmak üzereydi...İkimizde farklı şehirlerde okuyorduk...Ben şehrime dönmüş okuluma başlamıştım...Artık ondan çok uzaktaydım...Biz uzaktık ama uzak mesafeleri yakın etmesini iyi biliyorduk...Yaz mevsimine kadar mecbur telefonla görüşmek zorundaydık,başka şansımız yoktu çünkü...Telefon görüşmeleriyle yaşatıyorduk bitmek tükenmek üzere olan aşkımızı... Genellikle ben onu arardım,saatlerce konuşurduk,biz konuşmaya başlayınca zaman biraz daha hızlanırdı sanki,o kadar hızlanırdıki gecen saatlerin farkına varamazdık...Songünlerde  telefonlarıma cevap vermemeye başlamıştı,bunun sebebini sorduğumda saçma bahaneler ile geçiştiyordu...Benimle artık konuşmak istemiyormuş bigi halleri vardı son zamanlarda....İçim içimi yiyordu artık mutlu değildi o...Birgün evimin arka bahçesindeki büyük ağacın  etrafındaki çimene oturmuş tek tek dökülen sarı kurumuş yaprakların havadaki süzülüşlerini izliyordumki,birden telefonum çaldı,arayan oydu büyük bir heyecan içinde açtım telefonu,sesi pek bi donuktu,önceden cıvıl cıvıl bir ses tonuyla konuşurdu benimle...Bana seni sevmiyorum,senden hiç hoşlanmıyorum artık dedi çok şaşırmıştım böyle bir şeye hazır değildim henüz,kendimi toparladım ve neden diye sordum,nedeninin olmadığını söyledi,seninle sadece arkadaş olabiliriz tabi istersen dedi,biz zaten hem arkdaş hem sevgili değilmiydik diye çıkıştım,artık sevgili değiliz dedi ve telefonu kapadı...Hemen hızlı adımlarla odama çıktım...Artık dünyam daha yavaş dönüyordu,küçük odam gittikçe küçülüyordu gözüme...O an çok sinirliydim,onu biran önce onutmak,aklımdan çıkarmak istiyordum...Öfkem onun adını unutturmuyordu bana...Aradan uzun bir zaman geçti...O hala benim aklımdaydı,bir yanımda intikam duygularım,bir yanımda sevgim,bi çare geçiyordu günlerim...Okullar yarı yıl tatiline girmek üzereydi ve ben onun şehrine gitmeye karar verdim...Okullar kapandı 15 günlüğüne,ben onun şehrine doğru yola koyulmuştum bile...Otobüsten indiğimde sanki onun kokusu geziyordu soğuk esen rüzgarla...Hava çok soğuktu 2-3 gün öncesi yağan kar duruyordu yol kenarlarında...Akşam oldu...şiddetle onu görmek istiyordum fakat bunu ona karşı olan öfkem değil,herşeye rağmen onu hala seven kalbim istiyordu...Pencereyi açtım yine kar yağıyordu,cebimden telefonumu çıkardım titreyen ellerimle,tuşlara basıyordum tek tek,parmaklarım aşinaydı artık onun numarasına...Özel numaradan aramıştım...Telefonu açtı biraz tedirgindi...Sadece nefes alıyordu usul usul hiç ses çıkarmıyordu...O an,ben geldim artık senin şehrindeyim demek geldi içimden ama diyemiyordum...Aniden bir ses duydum,sercan aşkım senmisin diye seslendi,hemen telefonu kapadım...Ağlamak istiyordum ama beceremiyordum...Rüzgar ıslık çalarak şarkı söylüyor,kar taneleri uçuyordu dans eder gibi,sanki benimle alay ediyorlardı,onlar çok mutluydu çünkü...Pencereyi kapadım ve soğuk yatağıma doğru uzandım...UYUMAK  İSTİYORDUM , HİÇ UYANMAMAK ÜZERE UYUMAK!!!

Etiketler : aşk,duygusal

Bugün

12/1/2008

Hayatta bazen insanın her istediği olmayabiliyor.İstemedende olsa birgün üzülmemek elde değil.Önyargıların korkuların ve bilinmez bir istenmezliğin içinde yaşamak hiçte kolay değil.Herşeyden sorumlu tutulan benmiyim... İnsan içinde farklı dışında farklı olabilirmi yoksa ben bu olayın en güzel örneğimiyim...Kendimi iyi bir insan sıfatında görmekmi yanlışların en büyük sebebi...Yaptığım bu yanlışların doğruluğuna inanıp göremiyormuyum kendimi... İnsanın başına gelebilecek en kötü duayı duydum az önce bu dua bana ediliyordu... Normal bir insanın duyguları hisleri düşünceleri ne kadar sürer özünden vazgeçmeden.Dün gülmekten ağlayan ben bugün ise gözyaşların hakim olamayan ben... Duygularım bu noktada çok zavallı özünden ödün veriyor istemedende olsa... Kadermi yoksa bu hale beni getiren. Kaderin önüne geçilmez demişler,önüne geçilmek istenmeyen bir kaderim olsaydı keşke. O zaman faklı duygular faklı olaylar için ağlardım belki. İlerleyen günlerde ne olacağı belli değil ancak zor gelir bu bilinmez kaderin ardından yarınları gözlemek... Bugün bir yara daha aldım canıma can kattığına inandıklarımdan. En baştan başlanmıyorki her defasında hayata, ya sil yaşananları yola devam yada en baştan yaşamaya çalış tekerrür etsin dursun. Sosyal yaşamın bir hatası olabilirmi bunlar. Yalnız olsam yaşamazdımki olanları...Faili meçhul bir olaya tanıklık etmişçesine susarak sırlarımlamı gömülücem... Dilimden anlayan bir insan yokmu bu koca şehirde, bir gün çıkıp gelsede dinlesene beni gözlerimden...

Etiketler : alper

Senin için

12/1/2008

Bu devirde kazanan hep kötüler olmus...Seni kazanmak için kötümü olucam... Çaresizliklermi koymus ortaya bu ayrılık acısını... Sevemedim ayrılıkları hiç, sevilmezde zaten terk eden sen olmadıkça... Alışamadım sensizliğe seninleyken bile... Buğulu camlara adını yazardım her gece... İçinde kayboluşumu görürdüm her seferinde... İlk kez seni sevdiğimi düşünürdüm eski günler aklıma geldikçe... Şimdi benden unutmam istensede seni, inadım inat unutmam asla seni... Sevgimi etkin kılan bu ayrılık olabilirmi?... Kanunmudur ayrılık aşkın önünde... Şimdi soruyorum kendime bunlarımı hakettim ben he... Artık anla aşıktım ben sana.. Ya sen ! nefretmi ettin benden, hiçmi sevmedin, verdiğin o sözler unuttunmu hemen... Egolarını tatmin etmekmi senin amacın... Hüzün çöksün bir kezde senin içine... Hep sevilme birazda sevmeyi dene... Yokluğuna yenilmişim bu yüzden hep ben kaybetmişim...

Etiketler : alper,aşk,duygusal